Yayınlar

Son Patron - Bernard Hinault

Resim
Bir kişi hayal edin; katır gibi inatçı, gözü kara, dediğim dedik çoğu zaman sert mizaçlı fakat dürüst, çalışkan ve sağlam iradeli olsun. Sizleri bilmem ama ben böyle insanları severim.Tarihin tozlu sayfaları böyle insanların başarılarıyla doludur.Bisikletin Patronları arasında en dominantını seçmemi isteseler benim adayım o olurdu. Kim mi? Tabii ki Bernard Hinault, Porsuk ya da yarış çevrelerindeki adıyla Son Patron. Peki bu yakıştırmalar nereden geliyor? Gelin bu konuya biraz ışık tutalım.Karakteri yaşadığı bölge Bretonya'nın rüzgarları gibi serttir.Belki de o sert rüzgarlar onu böylesi güçlü bir sporcuya çevirmiştir.Gençlik yıllarında hem sac işleme atölyesinde çalışmakta hem de bisiklete binmektedir.Bölgeden çıkan madenleri taşıyan kamyonların arkasında saatte 50 km hız ile idmanlar yapar.Yine böyle bir gün idman dönüşü babasıyla karşılaşır ve babası onu azarlayarak bisikleti işinin önüne koyduğu için onun işe yaramaz birisi olduğunu söyler. Hinault bu duruma şöyle tepki verir.…

Sihirbaz - Ernesto Colnago

Resim
“Hayaller oldukça projeler, projeler oldukça iş, iş oldukça hayat olacak.”Bu yazımda sizlere tükenmek ve durmak nedir bilmeyen Ernesto Colnago’dan bahsedeceğim.Colnago deyince aklıma ilk olarak Çalışkanlık, Azim ve Yenilik kelimeleri gelir.İsterseniz maceranın başladığı yere Gloria Bisiklet fabrikasına dönelim.

İlk Adım - Gloria Yılları Ernesto Colnago’nun bisiklet macerası erken yaşta okulu bırakıp Gloria Bisiklet Fabrikasında işe girmesiyle başlar.Yıl 1945 2. Dünya Savaşı’nın etkileri oldukça hissedilmekte ve İtalya, savaş sonrası yaraların sarmakla meşguldür. Ernesto’nun büyük bir bisiklet aşkı vardır ama eve ekmek de getirmek zorundadır. Babasına göre okumak bir lüks bisiklete binmeyi tahmin etmek pek de güç olmasa gerek işte bu yüzden ailesine yardım ederken tutkusundan da uzaklaşmamak için Gloria Bisiklet Fabrikasında kendisine bir iş bulur.Milano’daki işine yetişebilmek için her sabah 06.00’da uyanıp hızlı bir kahvaltı yapar, öğle yemeği çanatasını hazırlayıp 06.40’taki ilk tramv…

Çocuk - Fausto Coppi

Resim
1932 yılı Mayısının son günleriydi. Savaş sonrası İtalya işsizlikle mücadele etmekte ve Domenico evdeki yedi boğazı doyurmak için sabahtan akşama tarlalarda çalışmaktaydı üstelik haylaz oğlu da hiç yardımcı olmuyordu. Domenico sigarasından derin bir nefes çekerek yavaşça üfledi koyu gri duman akşam üstü ışıklarıyla aydınlanan odada bir müddet asılı kaldı eşi Angiolina elindeki defteri masaya bıraktı, saate baktı duvardaki saatin sarkaç sesi sinir bozucu sessizliği daha da dayanılmaz kılıyordu. Karı koca birazdan alacakları kararın ne büyük değişimlere sebep olacağından habersizce birbirlerine baktılar. Çocuk masada başı öne eğik halde otururken dizindeki yaranın kabuğuyla oynuyor, küçük kardeşi ise karşı koltukta oturmuş olan biteni sessizce izliyordu.

Baba boğuk bir sesle “Oku!” dedi. Çocuk gözlerini yarasının kabuğundan kaldırarak defterini önüne çekti ve okudu “Okulda olmayı bisiklete binmeye yeğlerim.” Tüm gün neredeydin diye sordu baba. “Kırlardaydım, Mossabella’ya kadar gitmişim …

Yoldaymışcasına - Karantinada Bisikletçi Olmak

Resim
18.04.2020
Yoldaymışcasına
Yatağımdan doğrulurken sanki hiç uyumamış gibi bitkinim vucudum ve zihnim yorgun. Dışarısı sessiz uzakta havlayan birkaç köpeğin sesini duyuyorum hepsi bu. Her halde bir insana hiçbir şey amaçsız kalkılan sabahlar kadar acı veremez. Aklım karışık daha 2 ay önce yeni yarış sezonu için umutlarla doluyduk idmanlarımız bir düzene girmiş hedefe odaklanmıştık şimdi ise bisikletler oda köşelerinde belirsiz bir bekleyişteler. Granfondo Antalya’dan bir önceki yıla göre daha iyi sonuçlarla dönerken biri çıkıp Covid19 diye bir virüs amatör yarışlardan tutun da büyük turlara kadar tüm dünyadaki spor ve hayatı durma noktasına getirecek dese aldırış etmez yolumuza devam ederdik ve bam ölümler birer ikişer görülmeye başlayınca hayat tersine döndü. Bugün bireysel karantinamın 36. günü sosyal medya meydan okumaları, türlü türlü hamur işi denemeleri, film belgesel platformları, kitap dergi derken iyi idare ettim ama pencerden gördüğüm doğanın değişimi, o tepelerdeki erguvan ren…